Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası’nda (MB) olduğu gibi, bundan sonra bağımsız bir başka ekonomik kurul olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nda (BDDK) da son sözü söyleyecek. Bundan sonra, BDDK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanı’nın görüşünü almadan karar veremeyecek.

Sözcü Gazetesi’nin haberine göre, BDKK, Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmeliği’nin tüketici kredilerini düzenleyen 12/A maddesine yeni bir fıkra ekleyerek, tüketici kredilerinin limitlerinin değiştirilmesi ya da sınırlanması konusunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın görüşünü almak zorunda.

BDDK, 2001’de yaşanan ekonomik krizin ardından bağımsız bir yapıya dönüştürülmüştü. Kurulun bağımsızlığını riske atan bu uygulama, MB’ye müdahaleyi ve MB Başkanı’nın görevden alınmasını hatırlattı. Yeni düzenleme ile BDDK yetkilerini siyaset kurumuyla paylaşmış oluyor.

Her ne kadar kararda ‘görüş alacak’ ifadeleri kullanılsa da, bundan sonraki süreçte BDDK’nin bu iki makamdan gelen görüşün aksine karar alma yetisini kaybettiği yorumu yapılıyor.

Haberde şu detaylar dikkat çekiyor:

BDDK ile yeni değiştirilen kredi yönetmeliğinin yasal altyapısını oluşturan Bankacılık Kanununun 82’inci maddesine göre, BDDK’nın idari ve mali yönden bağımsız hareket etmesi, görev ve yetkilerini kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak kullanması gerekiyor.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişinin kararları etkileyecek emir ve talimat veremeyeceği ifade edilen kanunda, “Kurul kararları toplantıya dışardan katılanların yanında alınamaz. Kurulun düzenleyici kararları tekemmül etmesinden itibaren en geç yedi işgünü içinde ilişkili Bakanlığa gönderilir” deniliyor. Kanun, bürokratik nitelikteki kurumun görüş alabileceğini ancak karar organı olan kurulun karar öncesinde görüş almayacağı gibi, kararı aldıktan 7 iş günü içinde ilgili bakanlık olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’na kararı göndereceğini hükme bağlıyor.

BDDK eski Başkan Yardımcısı ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, yeni düzenlemeyle birlikte BDDK’nın tamamen siyasetin emrine girdiğini söyledi. Öztrak, “Görüşü alınacak, diyor. Bu ifade çok açık. Diyelim ki Kurul bir karar alacak Cumhurbaşkanlığı ve Hazine Bakanlığına görüş sordu. Oradan da ‘hayır’ yanıtı geldi. Kurul o hayır ifadesine rağmen 7 kişi toplanıp aksi yönde karar alabilir mi? Alamaz” dedi.