Almanya’nın başkanti Berlin son yılların en büyük uluslararası zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, Birleşmiş Milletlerin (BM) çabalarına destek vermek amacıyla ev sahipliği yaptığı konferansla Libya’da çatışmaların durması, taraflar arasında karşılıklı güven ortamının oluşması, Libya’nın toprak bütünlüğünü esas alan kalıcı bir barış anlaşması için görüşmelerin başlatılması hedefleniyor.

Kente gelecek devlet başkanları, başbakanlar ve delegasyonları korumak için 4 bin polisin görevlendirildiği, konferansın yapılacağı Başbakanlık Binası’nın bulunduğu bölgeye giriş-çıkışlarının yasaklandığı duyuruldu. Berlin üzerinde uçuş yasağı da planlanan güvenlik önlemleri arasında.

Voice of America haberine göre bir polis yetkilisi konferansa katılacak olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için en yüksek düzeyde güvenlik önlemlerinin alınacağını açıkladı. Alman Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü, Erdoğan da dahil olmak üzere liderlerin büyük bölümünün bu akşam Berlin’e beklendiğini duyurdu.

KİMLER KATILIYOR?

Toplantıya, ev sahibi Almanya dahil 12 ülkenin devlet ve hükümet başkanları davet edildi. Erdoğan ve Putin’le birlikte, BM Genel Sekreteri António Guterres, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte zirveye geleceği açıklanan isimler.

Libya’da iç savaşın iki önemli aktörü, Birleşmiş Milletler’in tanıdığı Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin lideri Fayez El Sarrac ile hükümete karşı savaşan General Halife Hafter de konferansa davetli ve ikisi de konferansa geliyor.

Çin’den Çin Komünist Partisi (ÇKP) Dışişleri Çalışma Komitesi Ofisi Başkanı Yang Cieçı’nın katılım sağlayacağı konferansta Birleşik Arap Emirliklerini (BAE) de Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan temsil edecek.

Perşembe günü Libya’nın Bingazi kentinde Hafter ile görüşen Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas, daha önce Berlin’e gelip gelmeyeceği bilinmeyen Hafter’in Libya Konferansı’nın başarılı olmasına katkı sağlamaya ve konferansa katılmaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Davetliler listesinde AB, Afrika Birliği ve Arap Ligi temsilcileri de bulunuyor.

6 SAYFALIK TASLAK METİN HAZIRLANIYOR

Ön hazırlıkları aylardır süren zirve Pazar günü Başbakan Angela Merkel’in lider ve delegasyonları Başbakanlık Binası önünde karşılamasıyla başlayacak. Katılımcılar daha sonra ‘ucu açık’ şekilde bir araya gelerek, Libya’da ateşkes ve kalıcı bir barış konularını ele alacak.

Angela Merkel, hedefin ülkedeki çatışmaların sona erdirilip, “barış ortamına geçilmesinde siyasi bir sürecin başlamasına öncülük etmek” olarak açıklarken, konferansı uzun bir sürecin ilk adımı olarak tanımladı.

Diplomatik çevrelerden, konferans sonunda açıklanması hedeflenen 6 sayfalık bir taslak metnin hazırlandığı da öğrenildi. Metinde, herhangi bir tarih belirtilmeden, ertelenen seçimlerin yapılması ve ulusal bir hükümet kurulması ve ateşkesin izlenebilmesi için teknik komisyonlar kurulması öngörülüyor.

Bu kararların yaşama geçirilebilmesi sürecinin ise konferans sonrasında oluşturulacak teknik komisyonlarca takip edilmesi öneriliyor. Alınan bilgilere göre, ateşkesi ve barışı kalıcı kılabilmek için, AB ülkelerinin oluşturacağı bir askeri misyonun Libya’da konuşlandırılması da gündeme gelecek.

AB içinde ve diğer katılımcılar arasında bu konuda şu ana kadar bir bütünlük yok. İtalya ve İngiltere, BM’nin tanıdığı Sarrac hükümetinden yana tavır alırken, Fransa ise Hafter’i destekliyor. Hafter’e Rusya ve konferansa davet edilmeyen Yunanistan da destek verirken, Türkiye, Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin yanında yer alıyor.

TARAFLARIN TALEPLERİ NELER?

UMH cephesi, silah desteğinin durdurulması, Libya’nın meşru hükümetinin tanınması, Libya’nın enerji kaynaklarının yabancı ülkelere verilmemesi ve Hafter milislerinin meşru hükümete karşı illegal bir savaşın neticesinde ele geçirilen topraklardan çekilmesini istiyor.

Hafter tarafının talepleri ise UMH kontrolündeki Libya Merkez Bankasının yönetimine Hafter güçlerinin dahil edilmesi, ateşkes anlaşması durumunda UMH’ye bağlı milislerin silahsızlandırılması, Hafter’e bağlı silahlı milislerin Trablus’da konuşlandırılması ve muhtemel bir siyasi çözüm sonucunda Hafter’in silah gücüyle sağladığı toprak kazanımları ile direkt orantılı olarak siyasi güç elde etmesi olarak sıralanıyor.