Evrensel’de Ender İmrek; ‘AKP dönemi emek, barış ve demokrasi güçlerine yönelik baskıların ve saldırılan en yoğun yaşandığı bir dönem oldu. Faşizan baskılar hiç dinmedi. Faşist diktatörlüklerde yaşanabilecek olaylar yaşandı. KHK ile hemen her alanda bir kıran iklimi yaşandı ve bu hala devam ediyor. Onlarca televizyon, gazete, dergi kapatıldı. Sizin iktidarınıza bu yakışır, bize direnmek, mücadele etmek…’ diyor.

Wikipedia’nın tekrar okurlara açılması üzerine Ali Bayramoğlu; ‘Anayasa Mahkemesi’nin çoğunlukla aldığı “hak ihlali” kararı elbette sevindiricidir, ülkede hâlâ hukuku veri alan “hakimler”in olduğunu göstermektedir. Ancak onlara ulaşabilmek için ya da onların devreye girmesi için üç yıllık süreye ihtiyaç duyulması bile kendi başına Türkiye için çok şey anlatmaktadır.’ cümlelerini kuruyor Karar’da.

Yeni Şafak’ta Bilim ve Sanat Vakfı’na yönelik adımlar kadar, bu durum karşısında gerekli tepkinin gösterilmemesini de eleştiren İsmail Kılıçarslan; ‘Tamam, mevkiim, makamım, mansıbım yok ama şükür ki hâlâ “söz söyleme cesaretim” var.’ diyor.

Ahmet Nesin, Bülent Arınç’ın bir konuşmasına yer verdiği Artı Gerçek’teki yazısında; ‘Sayın Kılıçdaroğlu, ben sizin yerinizde olsam bu konuşmayı savcılığa şikâyet ederdim, kavgalı oldukları bir dönemde bile Erdoğan Fethullah Gülen’den emir bekliyor, Arınç da aralarında kavga olmadığını söylüyor.’ ifadelerini kullanıyor.

Af mı, infaz indirimi mi? Hangi suçları kapsayacak? T 24’te Gökçer Tahincioğlu ‘Türkiye ise ceza adaletini sağlamak bir yana, cezaevlerini boşaltmak için uydurulmuş “kader mağduru” kavramı üzerinden hareket edilen bir af cennetidir. Cumhuriyetin başından bu yana 100’ü aşkın af düzenlemesinin yapıldığı, darbe affından, Rahşan affına, genel aftan, 10. yıl affına kadar uzanan bir af tarihidir ceza infaz sistemi.’ diyor.

Günün öne çıkan yorumları Kronos Podcast yayınında…