ANKARA – Son yıllarda dizilerden sinema filmlerine, kitaplardan sergilere kadar pek çok kültür sanat alanında kendisinden esinlenilen Göbeklitepe bu kez opera sahnesinde izleyicilerin karşısına çıkacak. Doğuş Grubu’nun, “Doğuş’tan İyi Bir Gelecek” vizyonuyla desteklediği “Göbeklitepe Mabedin Hüznü” oyunu Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneye taşınıyor. 12 bin yıllık tarihe sahip Göbeklitepe tarihin en eski mabedi olarak kabul ediliyor.

TEKNOLOJİ VE TARİH İÇİÇE

Oyun öncesi basının karşısına çıkan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Murat Karaman, dünya tarihini değiştiren Göbeklitepe’nin sahnelenecek olmasından dolayı heyecanlı olduklarını söyledi. Karaman, “Bizim topraklarımızda olması bizim için çok ayrı bir önem arz ediyor. Biz de DOB olarak bundan yola çıkarak Göbeklitepe’yi anlatan bir eser hazırladık. Muhteşem bir prodüksiyonla hazırlandı” dedi. Oyunda orijinaline sadık kalınarak bir dekor hazırlandı. Oyunda üç boyut teknolojisi de kullanılacak. Teknoloji marifetiyle oyun esnasında sahneye ışıklar, hayvanlar, Göbeklitepe’yi anlatan enstantaneler aktarılacak. Eserin metni Lütfi Erol’a, bestesi ise Can Atilla’ya aitken rejisör koltuğunda ise Gürçil Çeliktaş oturuyor.

TARİHİN BİLİNEN EN ESKİ ANITSAL YAPISI

Göbeklitepe, dünyada bugüne kadar tespit edilebilen en eski anıtsal yapı konumunda. 2018 yılında Dünya Mirası Listesi’ne de alınan Göbeklitepe’yle ilgili son zamanlarda birçok kitap yayınlandı. Yapı televizyon dizilerine, sinema filmlerine de konu oldu. Son olarak oyun olarak sahnelenmesi de Göbeklitepe’nin kültür sanat alanına yapacağı katkı açısından dikkat çekici bulunuyor.

OYUNUN KONUSU

Eser; ‘Göbeklitepe’ üzerine bu güne kadarki tüm bilimsel yazı ve çalışmaların, arkeolojik bulguların taranıp incelenmesi ve kazı yetkilileri ile yapılan görüşmelerin değerlendirilmesi ile Burcu Kılınç tarafından oluşturulan özel bir kurgusal hikayenin üzerine. Tüm çalışmalar Yönetmen Lütfü Erol tarafından koordine edilerek Sahne Kantatı formatında yapılandırılarak, üç kişiden oluşan bir Libretto yazım ekibi bu hikayenin kantat metnini oluşturuldu. Hikaye bilge ve doğa-üstü nitelikler taşıyan Taru’nun Göbeklitepe’ye tören zamanlarında gelen bir avcı grubunun içindeki güzel Avva’ya aşık olması, Avva’ya aynı zamanda diğer avcı grubundan güçlü bir avcı olan Agam’ın da aşık olması ve yine bölgedeki başka bir bilge kadın Aba’nın bu aşklara dönük tutumu, bölgedeki insanların yaşantısı ve bu ilişkiler çevresindeki tepkileri ile aşkın Göbeklitepe’deki son tapınma töreninde noktalanan akıbetini anlatıyor.