FOTOĞRAFLAR: OTTO LAKOBA

Fotoğraf sanatçısı Otto Lakoba’nın The Lives of Others (Başkalarının Hayatları) başlıklı sergisi İstanbul’da açıldı. Sergi, 2019 kasımında Sohum’da kurulan ve farklı disiplinlerden yedi sanatçının bir araya geldiği November 20 kolektifinin işbirliğiyle Fotografevi’nde sanatseverlerle buluştu.

Sunumu Denef Huvaj tarafından gerçekleştirilen açılışta, yönetmenliğini Otto Lakoba’nın yaptığı Equilibrium filminin gösterimi de yapıldı.

ABHAZYA: MODERN DÜNYA İÇİN KAPALI BİR KUTU

Fotoğraflar ve sunumunu yönetmen Ömür Atay’ın yaptığı film, Abhazyalı fotoğraf sanatçısı Otto Lakoba’nın, ‘modern dünya için kapalı bir kutu’ dediği memleketinden ‘şimdiki zaman’ görüntüleri sunuyor.

29 Şubat’a dek Fotografevi’nde görülebilecek sergi ve film gösterimi için sanatçı Otto Lakoba çalışmasını şu ifadelerle sunuyor:

“Büyük şehrin koşuşturmasından köye kaçıyorum. Asfaltın yakıcı sıcağı dilime yapışıyor, boğazım otla kaplanıyor, kır manzarası dağılıyor. Garip durumdayım ben, kendi içinde bir yabancıyım. Bir yabancıya benziyorum zaten. Köyde büyümedim. Kendi halkımın dilini bilmiyorum. Ama onların benim gibi olduğundan ve benim onlardan geldiğimin farkındayım. Seçtiğim idrak şekli belgesel.

“ÇOCUKLUĞUM ANİDEN BİTTİ”

Abhazya’da, Karadeniz kıyısındaki selviler ve palmiyelerin arasında geçti çocukluğum. Sovyetler Birliği dağılmaya başladığı gibi savaşın yaklaştığını hissettik. Ama buna rağmen savaşın çıkacağına kimse inanmadı. Hayat olduğu gibi devam etti. Ve 1992’nin Ağustos ayında çocukluğum aniden bitti. Askeri havaalanından aceleyle tahliye edildik. 10 sene önce kendimi ve halkımı yeniden anlamak amacıyla anavatanıma döndüm. Elimden aldıklarını yeniden bulmak için ve ne bulduğumu anlatmak için fotoğrafı seçtim.

Karadeniz ve Kafkas Sıradağları arasındaki Abhazya, farklı zamanlarda Roma, Bizans, Hazar, Arap, Türk, Rus imparatorluklarının ilgisini çekti. Ülke sadece Antik Doğu’dan değil, Akdeniz Avrupa–Antik Yunan ve Rom ve Bizans kültürlerinden de etkilendi. 1. yüzyılda Havari Andreas ve Simon Zilot bu topraklarda vaaz veriyorlardı; 8-11. yy’da burada kudretli Abhaz Krallığı var olmuştu.

KÜÇÜK, BAĞIMSIZ, ÇOK ULUSULU BİR ÜLKE

Modern dünya için Abhazya kapalı bir kutu, başka bir sıcak çatışma noktası. Ama Gürcistan-Abhazya savaşı 20 yıldan fazla önce bitti ve Abhazya bugün küçük, bağımsız, çok uluslu bir ülke.

Bir yabancı için halkın özelliklerini anlamak çok zor. Burası öyle bir yer ki olayların akışı hissedilmiyor, bazen insanlar bugün haftanın hangi günü veya günün hangi saati bilmiyor. Abhazca çok metaforik bir dil, arkaik gırtlak sesleriyle dolu. Dilin 5 tane geçmiş zamanı var. Bu topraklarda şimdiki zamanın fotoğrafçısı olmak çok tuhaf bir şey. Ama ‘burada’yı ve ‘şimdi’yi tavsir edebilmek de anlamı olan tek şey.”