İran’ın Devrim Muhafızları Komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani’nin öldürülmesine yönelik İran misillemesine ilişkin haberleri okurken, Ukrayna Havayollarına (UIA) ait yolcu uçağının, İran’da kalkışından kısa bir süre düştüğünü öğrendim. Havada roketler uçuştuğu bir gecenin sabahının ilk saatlerinde elde ettiğim veriler, Ukrayna’da düşürülen Malezya yolcu uçağı MH17 tecrübem uçağın roketle vurulduğunu şüphelerimi güçlendirdi.

Bu ani gelişmeye, Ukrayna yönetimi ve basını çok hazırlıksız yakalandı. Ülke şaşkına dönmüştü. Yeni yıl tatilinin rehaveti nedeniyle ortalıkta kimsecikler yoktu. Devletin zirvesinden sıradan halka kadar herkes tatildeydi. 7 Ocak akşamı Ortodoks inancına göre Hz. İsa’nın doğum günü kabul edildiği için meydanlarda etkinlikler vardı.

BAKANLIĞIN IŞIKLARI YANMIYOR!

Gecenin ilerleyen saatlerinde Ukrayna Dışişleri Bakanlığı binası önünde durdum. Binaya baktım Orta Doğu’da kıyamet kopuyordu ama tek bir pencerenin bile ışığı yanmıyordu. Bina kapalıydı ve giriş bölümlerinin ışığı bile yanmıyordu.

Uçağın vurulduğu gece boyunca, İran, Irak’taki, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) askeri üslerini bombalamıştı. Hemen ardından gecenin ilk saatlerinde, ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Amerikan Havayolu şirketlerine, Irak ve İran hava sahasında uçuş yapmalarını yasaklamıştı. ABD, çoktan kendi sivil uçaklarına İran’ı kapatmıştı bile.

İran rejimi sivil uçuşlara hava sahasını kapatmadan, Rusya’da aldığı hava savunma sistemlerini en yüksek seviyede aktif hale getirdi. Kıyiv seferini yapan PS752 sefer sayılı UIA uçağı, Tahran’dan havalandı. Kalkışından kısa süre sonra havada patlama sesi akabinde alev alarak süzülerek düştü. Bu görüntüyü 8 Ocak sabahı yerel saat ile 6.58’de, Twitter hesabımdan paylaştım.

Bu videoyu izlediğim anda şüphelerim gitmişti. Askeri uzman olmaya gerek yoktu, bir kaza değildi, resmen roketle vurulmuştu.

NEDEN UKRAYNA UÇAĞI VURULDU?

Peki, neden Ukrayna uçağı vuruldu? Hemen peşinden iniş kalkış yapan Atlas Jet’in, Tahran-İstanbul seferini yapan uçak neden “kazara” vurulmadı.

Yolcu listesinde çok batılı olmayan uçaklar, İran semalarında nasıl güvenle uçabiliyordu?

İlk açıklama İran’da geldi: “teknik arıza” denildi. Teknik arızanın ilk anda anlaşılması çok zor, pilot kuleye bildirmiş olsa bilinirdi elbette ama o zaman görüşmelerin ses kaydı yayınlanırdı. Belli ki Ukraynalı pilot kuleye direk, “vurulduk” demişti. İran faturanın kendisine kesileceğini bildiği için durumu bir şekilde ötelemeye çalışıyordu.

Son gelişmeleri haberleştirdikten sonra uçağın inmesi gereken, evime yaklaşık 50 kilometre mesafedeki Uluslararası Borıspil Havalimanı’na geçtim. PS752’nin iniş saati yerel saat ile 8:00 olarak gözüküyordu. Panoda saat 8.10’da seferin iptal edildiği bilgisi yer aldı.

En ilginci bu uçaktaki yolcuları karşılamaya nedense benden başka kimse gelmemişti? Uçakta hangi milletten ne kadar yolcu olduğunu, yolcu listesi henüz açıklanmadığı için bilmiyordum. Ancak hiç kimsenin karşılamaya gelmemesinden dolayı kafam karıştı. Seferin aktarmalı yolculardan oluştuğunu anlamıştım.

Havalimanından sosyal medya üzerinden canlı yaptığım esnada sadece iki kişiyi ağlarken görüntüleyebilmiştim. Kim olduklarını bilemiyorum, “çekmeyin” diye ikaz ettiler ama çekmiştim.  O kişileri de havalimanı yetkilileri tıbbi yardım merkezine götürerek göz önünden aldı.

CUMHURBAŞKANI ZELENSKIY, UMMAN’DA

11 Eylül 2001’de, “Amerika saldırıya uğradı” sözü kulağına fısıldandığında dönemin ABD Başkanı Başkanı George W. Bush o anda Florida eyaletinde “Emma E. Booker” İlkokulu’nu ziyaret ediyordu. Hiçbir şey söylememiş sadece boş boş bakmıştı. İkinci uçak Dünya Ticaret Merkezi’ne çarptığında Bush hala ilkokul öğrencileriyle sınıfta beraberdi. Bush’un gösterdiği ilk tepkinin sadece yedi dakika geç gelmesi ve 10 dakika sonra sınıftan ayrılması, yıllarca tartışılmıştı. Bush daha sonra kendisini şu sözlerle savunmuştu: “Çocukları korkutmak istemedim. Sakin olduğumuzu göstermek istemiştim.”

Oysa ben havalimanına giderken, 50 kilometrelik yol boyunca başlıca haber radyoları bile normal yayın akışlarına devam ediyordu. Kaza hakkında tek bir haber bile geçmiyordu.

HALK UÇAK KADAR CUMHURBAŞKANININ TATİLİNİ KONUŞUYOR

İşte, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, bütün bunlar yaşanırken, Umman’da çalışma ziyareti iddialara göre yeni yıl tatilinde bulunuyordu. Uçağın düştüğü haberini nasıl aldı ilk tepkisi neydi bilemiyorum. Yerel basında “tatil” fotoğraflarının paylaşılması halkın tepkisini toplamıştı ki saat 8:20’de yurda döneceği bildirildi. Ben de uçak havadadır düşüncesiyle havalimanında vatandaşların taziyede bulunduğu çiçek ve mum bıraktığı alanda, gece saatlerine kadar bekledim. Yetkilerden gelen giden yoktu. Cumhurbaşkanının uçağı neredeyse kazanın üzerinden bir gün geçtikten sonra 9 Ocak’ta 3:44’de Kıyiv’e inmiş. En kritik kararların alınacağı ilk gününü, Umman’da geçirmesi de kamuoyunda eleştirilere neden oldu.

“UÇAK YENİYDİ VE TEKNİK SORUNU YOKTU”

Saat 10:23’te havalimanında UIA Genel Müdürü Yevgeniy Dıhne basın açıklaması yaptı. Açıklamada Dıhne, “teknik nedenler” varsayımını söylerken gözleri doldu, “filomuzun en yeni ve iyi uçaklarındandı, bakımı yeni yapılmıştı” diyerek kendi kendiyle ters düştü. Uçakların durumunu en iyi bilen isim aslında, uçağın düşmesine “teknik neden” diyor başka bir soru karşısında tezat bir şekilde uçağın bakımlı ve yeni olduğunu söylüyordu. Uçağın vurulduğu kanaatim daha da pekişti. Bakalım, İran neler diyecekti.

Düşürülen uçakta; 82 İran, 63 Kanada, 11 Ukrayna (dokuzu mürettebat), 10 İsveç, 4 Afganistan, 3 Almanya ve 3 İngiltere vatandaşının bulunduğunu bildirdi.

SON ANDA KURTULANLAR KİMLERDİ?

Bu sırada ilk gelen ölü sayısı 180 kişiydi daha sonra ilginç bir şekilde 176 oldu. Havalimanına gelip biniş kartı aldığı son anda uçağa binmekten vazgeçen yolcular varmış.

Kanada Dışişleri Bakanı Chrystia Freeland, dün yaptığı açıklamada, yaşamını yitiren Kanada vatandaşlarının sayısının daha önce açıklandığı gibi 63 değil, 57 olduğunu ifade etti. Kazanın üzerinden 3 gün geçtikten sonra 6 kişilik bir hata payı anlaşılması dikkat çekici.

ABD’nin, İran’a, gönderdiği ajanlarını Kanada vatandaşlarından “tüccar” kimlikli seçmesi bir sır değil.

UKRAYNALILAR ÖFKELİ

8 Ocak’ta gün geceye kadar havalimanında bulundum. Ukraynalılar, İran’a yeterli tepki verilememesi nedeniyle öfkeliydi. Ukrayna bir taraftan, itidalli ve orta yollu açıklamalarla vakit kazanıyor diğer taraftan da toparlanmaya çalışıyordu. Halkı soğukkanlı açıklamalar tatmin etmiyordu.

Ukrayna resmi açıklamalarda öncelikle, “teknik nedenler” denildikten sonra uçağın roketle vurulma ve terör saldırısı seçeneği de ön planda tutuluyordu. Kimse, İran gibi karanlık ülkeyle sorun istemiyordu.

DELİLLERİN ÜZERİNDEN BULDOZER GEÇTİ

Bu sırada İran, kara kutuyu vermeyeceğini açıklıyor bir taraftan da en önemli delillerin üzerinden buldozerle geçiyor ve uçak enkazını çöpe atıyordu.

9 Ocak’ta; ağız birliği yapılmışçasına; ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve İngiltere Başbakanı Boris Johson, Ukrayna uçağının İran’a ait füze ile kazara vurulduğuna dair ellerinde kanıtlar olduğunu ancak “yanlışlıkla / kasıtsız” düşürülmüş olabileceğini söylüyorlardı.

Facebook’ta, canlı yayında, “İran’da düşürülen, Ukrayna uçağı…” ifadem Türkiye’deki, İrancıların tepkisini çekmişti. Ben de İran çıksa “biz düşürdük” dese dahi savunur bunlar diyerek konuyu kapattım. Şimdi görüyorum ki gerçekten de İran kabul etti ama bazı ulusal televizyonlardaki tartışma programlarında hala kabul edilmiyor bu realite.

İran’ın yaşananları perdeleme çabası üç gün sürdü. Bu arada kapalı kapılar ardında ne tür pazarlıklar döndü bilemiyoruz. Ancak ABD basını çok başarılı bir şekilde olayın aydınlatılmasına katkıda bulundu.

Bu kazanın en büyük faydası, ABD’nin Bağdat’a düzenlediği hava saldırısında öldürdüğü, İranlı komutan Kasım Süleymani nedeniyle artan gerilime acı bir fren koymasıydı. Yani bir anda dünyadaki “üçüncü dünya savaşı” gündemi bir trajediyle değişmiş oldu. İran sokaklarında, rejim açıkça yalan söylemesi nedeniyle yeninde hareketlendi, gündem neredeyse kaldığı yere dönmüştü.

İKTİDAR VE MUHALEFET TATİLDE YAKALANDI

Bağımsız Ukrayna tarihinin en büyük uçak faciası haberi medyaya düşmesine rağmen piyasada ne hükümet yetkilisi ne de muhalefetten kimse yoktu. Kimsenin kimseyi eleştirecek durumu kalmamıştı. Ukrayna Parlamentosu, kaza gündemiyle ancak 13 Ocak’ta toplanacak. Yani parlamento acil toplantıya çağırsa gelecek vekil yok ortalıkta.

UKRAYNALILARIN TEPKİSİ NASIL OLDU?

Ukraynalılar tepkisini daha çok sosyal medya paylaşımlar altına yaptıkları yorumlarla dile getirdi. İran’ın itiraf açıklamasını, “Ne demek ‘istemeden’ başka bir uçağı vurmak isterken yanlışlıkla mı UIA uçağı vurdunuz?” diye sorguladı.

Vatandaş hükümete ve çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı Zelenskıy’e hem de hükümete çok tepkiliydi. Bir araya toplanmaları bile epey zaman aldı. Zelenskıy’nin yılbaşından kaza anına kadar güneşli Umman’da olması, muhalif liderlerin Puket Adaları’nda kumsalda güneşlenme fotoğrafları karşılıklı bir atışmaya döndü.

Zelenkıy’nin, Umman’dan dönmesi akabinde Umman Sultanı Kabus bin Said’in (79) hayatını kaybetmesi bile gündelik tartışmalara konu edildi.

UKRAYNA MEDYASI SINIFTA KALDI

Ukrayna medyası isteseydi öğlen saatlerinde, Türkiye ve Azerbaycan üzerinden bile transit geçerek İran’da kaza alanına ulaşabilir ve kazayı yerinde takip ederek enkazdan görüntü alabilirdi. Maalesef hadisenin şoke edici tesirinde kaldılar.

Birkaç istisnai gazetecinin bireysel çabaları dışında ana akım medyanın ve ajansların yaptığı, Bellingcat ve New York Times gibi batı medyasının haberlerini derleyip tercüme etmenin ötesine geçemedi. Yayın sırasında yerel televizyon kanallarının çoğu, logolarına bir matem mumu resmi ile siyah kurdele koyması bir şeyler ifade etse de bu trajediyi haber içeriği ile halka iletmek de önemli.

Oysaki Ukrayna’nın gönderdiği 45 kişilik uzman ekip geç gitmesine rağmen sahada kazanın aydınlatılması ve İran’ın itiraf etmesini gerektirecek çok önemli veriler topluyordu. Ukrayna, uçak düşürülmesi hususunda hala aydınlatılamayan ve Ukrayna’da vurularak düşürülen Malezya uçağı nedeniyle gerekli deneyimi kazanmıştı.

Ukrayna medyası, kendi uzmanlarının elde ettiği görseller ve verileri, dünya ile paylaşarak uluslar arası çapta bilinirlik şansını kaçırdı. Twitter “haber merkezi” yine başlıca bilgi kaynağı durumunda oldu.

Ukrayna medyası, 1988 yılında İskoçya’da düşen ve 270 kişinin hayatını kaybettiği yolcu uçağıyla adı anılan dönemin Libya lideri Muhammer Kaddafi’nin, sonunu hatırlatıyor. Donbas’ta düşürülen Malezya yolcu uçağı MH17’nin sorumluluğunun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e ait olduğunu, Tahran’da düşürülen uçağının sorumluğunun ise İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’de olduğunu yazıyor. Hem Putin’in hem de Hamaney’in bugün aldıkları kararların aslında yarın hangi yolda gideceklerinin kararını verdiklerini yazıyor… İran’ın suçu kabul etme cesaretine sahip olduğunu, ancak Rusya’nın sahip olmadığına dikkat çekiyorlardı.

ZELENSKIY, ULUSA SESLENDİ

Eleştirilen hedefinde kalan Zelenskıy ise 11 Ocak gecesi ulusa seslendi ve oldukça soğukkanlı bir şekilde hadiselerin seyrini yapılanları anlattı.

Zelenskıy’nin kayıt üzerinden yaptığı açıklamaları bazılarını tatmin ederken bir kesim tatmin olmuş gibi gözükmüyordu. Bant kaydı ulusa sesleniş yerine bir basın toplantısı yapması gerektiğini canlı yayında basın mensuplarının sorularını cevaplaması gerektiğini ifade etti.

Muhalifler Ukrayna’nın girişimleri değil de uluslararası toplumun baskısı altında İran’ın suçunu kabul ettiğine vurgu yaparken. Destekçileri ise yaşananların bütün sorumluluğunun Zelenskıy’e yüklenemeyeceğini çevresinde samimi kadroların bulunmadığını ifade etti.

Zelenskıy, ulusa seslenişinde, özetle İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin kendisini aradığını resmi olarak tüm Ukrayna’dan ve hayatını kaybedenlerin akrabalarından özür dilediğini ve İran’ın bir Ukrayna Boeing-737’yi vurduğu gerçeğini kabul ettiğini bildirdi.

ZELENSKIY TATİLDEN DÖNDÜ, TATİL BOŞLUĞUNU DOLDURUYOR

Daha sonra 8 Ocak’taki trajik hadisenin gerçekleştiği sabahtan itibaren, Ukraynalı yetkililerin bütün eylemleri hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Zelenskıy, Ukrayna Milli Güvenlik ve Savunma Kurulu’nun (RNBO) uçak kazasından hemen sonra operasyon merkezi oluşturulduğunu, Ukrayna’nın İran’daki büyükelçisi ve konsolosu İmam Humeyni Havalimanı’ndaki olay yerine gittiğini, hükümetin bir arama kurtarma grubunun oluşturulmasına ve İran’a konuşlandırılmasına karar vermek için olağanüstü toplandığını, akabinde; Devlet Havacılık Servisi, Ulusal Havacılık Soruşturma ve Sivil Olaylar Bürosu, RNBO temsilcileri, Ukrayna İstihbarat Teşkilatı (SBU), Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve UIA’daki en iyi 45 uzmanın Tahran’a gönderildiğini, Ukrayna Başsavcılığı Ofisi’nin, İran, Kanada, İsveç ve İngiltere’yi uluslararası bir soruşturma ekibi kurmaya çağırdığını, hayatını kaybedenlerin akrabalarından DNA örneklerinin çok hızlı bir şekilde toplandığı ve gönderildiğini, Kanada, İsveç, İngiltere, İran ve Afganistan Cumhurbaşkanları ile telefon görüşmeleri yaptığını ve bu trajedinin araştırması için ortak eylem gerektiğini, duyguları katmadan sonuca ulaşmak için sistemli çalıştıklarını anlattı ve İran’daki Ukraynalı uzmanların çalışmalarını övdü.

UKRAYNA’YA ÖZÜR GELDİ, SIRADA CENAZELER VE TAZMİNAT VAR

Uluslararası toplumun desteğinin yanında, Ukraynalı uzmanların bulguları ve kanıtları nedeniyle İran’ın uçağı düşürdüklerini itiraf ettiğinin altını çizen Zelenskıy, an kısa zamanda hayatını kaybedenlerin cenazelerinin ülkeye getirileceğini belirtti.

Hükümet, mağdurların ailelerine mali yardım sağladığını, havayolu şirketinin, sigorta şirketleri ve İran’dan tazminat almak için her türlü çabayı göstereceğini dile getiren Zelenskıy, gezegenin herhangi bir köşesindeki Ukraynalıyı için güvenlik ve adalet sözü verdi.